|

Prostat sadece erkeklerde bulunan bir salgı bezidir. Kadınlardaki rahmin karşıtı
bir organdır.
Prostat erkeklerde dış idrar yolunun ilk kısmını
çevreleyen bir organdır. Mesane tabanında yer alır. Ağırlığı yaklaşık 20
gramdır. Meni yolu borusu prostat içinden geçer.
PROSTATIN GÖREVİ:
Prostat bir dış salgı bezidir. En önemli vazifesi meninin
%95 ini teşkil ederek spermayı sulandırır. Böylece ejekulatın miktarını
çoğaltarak döllenmeyi kolaylaştırır. Prostat ergenlik yaşına kadar faal
değildir. Ergenlikte faaliyet göstermeye başlar. Bu faaliyet 25 yaşına kadar
artar daha sonra faaliyetinde yavaş yavaş düşme görülür.
PROSTAT İLTİHAPLARI:
Prostat iltihapları akut (âcil) ve müzmin (kronik) olmak
üzere ikiye ayrılır.
1- Akut Prostat iltihabı:
Mikropların meydana getirdiği iltihaptır. Bu mikroplar
prostata kan yolu veya direkt olarak gelir. Sıklıkla dış idrar kanalı vasıtası
ile gelen mikroplar prostatta iltihaba neden olurlar.
Belirtileri: İdrar yaparken huzursuzluk vardır. İdrarda yanma, sık idrara çıkma
şikayetleri olur. İdrar bulanıklaşır. İdrarın başında veya sonunda 1-2 damla kan
gelir. Prostat şiş ve gergin olduğundan idrar yapmada güçlük ortaya çıkar.
Torbaların alt kısmında ağrı vardır. Yüksek ateş olur. Titremeler bulantı ve
kusmalar buna eklenir. Günlerce ve haftalarca devam edebilir. İdrar dış
deliğinden çok defa akıntı olmaz. Daha sonra tedavi edilmezse şikayetler
hafifler veya apseye dönüşür. Böylece müzminleşir.
Teşhis: Akıntı varsa bu akıntının mikroskobik muayenesi
yapılır. İdrar ve kan tahlilleri yapılır.
Tedavi:
1- Yatak istirahatı.
2- Sıvı ihtiyacını karşılamak için serumlar verilir.
3- Kabızlık varsa o düzeltilir.
4- Ağrı giderici hap ve fitiller kullanılır.
5- İdrar kültürü ve akıntıdan yapılacak tahlil ile
mikrobun cinsi tespit edilerek uygun antibiyotik verilir.
2- Müzmin-Kronik Prostat iltihabı:
Çok defa bir belirti vermez. Orta yaşlılarda ve genç
olgunlarda görülür.
Belirtileri:
1- İdrar yapmada huzursuzluk, sık idrara çıkma, idrarda
yanma, bazen idrarda kanama şikayetleri olabilir. En önemli belirtisi idrar dış
deliğinden gelen bir akıntıdır. Sabahları ilk idrardan önce çok fazladır. Rengi
beyaz saydamdır. (Yeşil olmaması ile bel soğukluğundan ayrılır) Yapışkan bir
sıvıdır.
2- Belin alt kısmında ağrı olur.
3- Seksüel arzu azalır. Sertleşme problemleri vardır.
Erken boşalma görülür. 4- Sinirlilik
olur.
Teşhis:
Akıntının mikroskobik muayenesinde mikroplar ve iltihap
hücreleri görülür. Kan idrar tahlilleri yapılır. Ayrıcı teşhis için filmler
çekilir. Ültrasonografi yapılır.
Tedavi:
1- Hastalık müzmin olduğu için çok defa antibiyotik fayda
vermez.
2- Ağrı giderici fitiller kullanılabilir.
3- Sinirleri yatıştırıcı ilaçlar ve vitaminler verilir.
4- İstirahat sağlanır.
5- Sıcak su banyoları veya torbaların alt kısmına tatbik
edilecek sıcak (Termofor) çok defa faydalıdır.
6- Doktor tarafından haftada 2 defa uygulanacak prostat
mesajı ile prostat içerisindeki salgı ve iltihap dışarı atılacağı için hasta
rahatlar.

PROSTAT BÜYÜMESİ
50 yaşının üzerindeki erkeklerin 1/3 ünde meydana gelir.
Hormonal etki ile meydana geldiği düşünülmektedir. Prostatın selim büyümesini
kanser ile karıştırmamak lazımdır. Her ikisinde oluşum mekanizması değişik olup,
biri meydana geldikten sonra diğeri onun devamı şeklinde olmaz. Fakat %15
oranında ikisi beraber bulunabilir.
Oluşum Sebebi:
1- Çok defa kesin sebep belli değildir.
2- Kronik iltihaptan sonra, damar sertliği, aşırı seksüel
yaşam, beslenme faktörleri eskiden beri neden olarak gösterilse de prostatın
büyümesinde bu etkenlerin rolü ispat edilememiştir.
3- Hormonal Sebepler. Prostatın gelişmesinde testesteron
(erkeklik hormonu) gibi bir çok hormonun etkisi vardır. Bilhassa ergenlik
çağındaki hormonsal aktivite ile prostat gelişir. Erkeğin 50 yaşından sonra
hormonlarında (testestron) bir azalma meydana gelir. İşte bu hormonun eksikliği
dolayısıyla prostatın belirli bölgelerine etki yapamayacağı için prostatın
lopları büyür ve içerisinden geçen idrar dış kanalını sıkıştırır.
Etkisi:
Prostat büyüdükten sonra idrar dış kanalını dışarıdan
tazyik ile sıkıştırır ve hasta idrar yapamaz duruma gelir.
Dış kanalın boyu uzar, yer değiştirir. Mesane içerisindeki
idrarı boşaltamadığı için iç basıncı artar. İdrar kesesi kası aşırı
büyür.İleriki safhalarda gevşer ve içerisinde daima bir miktar artık idrar
bulur.
İdrar atılamadığı için böbreklerde önceleri şişme ve
büyüme meydana gelir. Böbreğin havuzcuğu idrar ile dolar ve bu idrarın basıncı
ile böbrek dokusu erir. Daha sonraki safhada böbrek dokusu ince bir kağıt haline
gelerek balon gibi şişer. Fonksiyonunu kaybettiği için atması gereken zararlı
maddeleri atamaz. Kanda ürenin yükselmesi ile böbrek yetmezliği oluşur.
Belirtiler:
1- İdrar belirtileri:
İdrar yolları tıkanma derecesine göre belirtiler verir.
Önceleri idrar çapı azalır ve idrar akımı yavaşlar. Ayakta veya oturarak idrar
yaparken hasta ileriye doğru idrarını yapamaz. İdrar kesik kesik gelir. İdrar
damlalar halinde akar. Tuvaletten dönüşte tam rahatlama yoktur. Mesanede hala
idrar varmış hissi olur.
İdrar gelmesi için bir miktar beklenir. İdrar yapma
yavaşladığı için idrar yapma süresi uzar. Mesanede idrar kaldığı için idrar
varmış gibi olur. Sık sık idrara çıkılır. İdrarda kanamalar meydana gelir.
Tabloya iltihapta karışırsa şikayetler daha çok artar. Gece idrar kalkmalar
olur. Normal insan geceleyin ya idrara çıkmaz veya bir defa kalkabilir. Fakat
prostatı büyüyen hastada 2-3 den fazla gece idrara kalkma olur.
2- Genel Belirtiler: İdrarın tam yapılmaması sonucu
böbrekler kadar varan bir idrar durgunluğu vardır. Bu nedenle bele vuran ağrılar
meydana gelir. Kanda üre yükseleceği için buna bağlı belirtiler gelişir:
Bulantı, kusma, uyku hali, kilo kaybı olur.
İdrar kesesi çok şişecek olursa karın alt tarafında şişkin
olarak ele gelir. Üzerine bastırılırsa idrar kaçırması olur.
3-Laboratuar bulguları: İdrarda kanama veya iltihap
hücreleri görülür. Kanda üre ve kreatinin artmıştır.
4- Röntgen Tetkiki: Düz böbrek filmi fazla bir şey
göstermezse de ilaçlı film idrar kesesinin doluluğunu prostatın büyüklüğünü ve
hepsinden önemlisi artık idrarı gösterir. Film çekildikten sonra hastaya idrar
yaptırılır ve tekrar flim çekilir. Bu son filmde ne kadar idrar kaldığı görülmüş
olunur. (Artık idrar)
5- Sistoskopi: İdrar yolundan sokulan ışıklı bir aletle
idrar kanalına ve mesane içerisine bakılır.
6- Ultrasonografi: Bu tetkikte prostatın büyüklüğünü ve
artık idrarı göstermesi bakımından önemlidir. Aletin makattan sokularak yapılan
bir çeşidi daha vardır ki daha detaylı bilgi verir. Ayrıca prostatın kanseri ile
normal büyümesi arasındaki farkı ortaya koyar.
Tedavi: Selim prostat
büyümeleri her ne kadar ilerleyici bir hastalık olsa da etkileri ortaya
çıkmadıkça ameliyat gerekmez. Fakat tıkanma fazla ise, şikayetler varsa, kanama
oluyorsa, tıkanma nedeni ile üre yükselmişse ameliyat uygulanılır.
1- Koruycu Tedavi: Bu tedavi şekli aslında geçici bir
tedavi olup hastayı rahatlatmak amacı taşır. İltihap varsa bu giderilir. Alkol
gibi tahriş edici maddeler alınıyorsa bunlar yasaklanır. Sonda takılarak
tıkanıklığın önüne geçilir.
2- İlaç Tedavisi: Hormon tedavileri eskiden beri
denenmektedir. Bazı ilaçlar mesanenin boşalmasını kolaylaştırmak amacı ile
kullanılmaktadır. Prostatın büyümesi veya küçülmesine etkisi yoktur. Ancak
hastayı büyük oranda rahatlatır. Yan etkisi olarak tansiyon düşüklüğü,
halsizlik, ağız kuruluğu yapmaktadırlar.
3- Cerrahi tedavi (Ameliyat) En etkili tedavi şeklidir.
Ameliyat yapılması sebepleri şunlardır.
. Tam tıkanıklık: Prostat çok büyüdüğünden tam tıkanıklık
yapar ve yan etkiler başladığından dolayı ameliyat düşünülür.
. Mesanede taş da varsa hem prostat ameliyatı hem de taş
ameliyatı yapılır.
. İlaç ile önlenemeyen iltihaplar ve kanamada
. Hastanın şikayetleri çok fazlaysa.
. Şayet hastanın üresi çok yüksekse idrar yollarına bir
sonda konur ve 2-3 hafta beklenir, daha sonra ameliyat uygulanılır.
Ameliyat 2 şekilde yapılır
1- Açık ameliyat: 60 gramdan büyük prostatlarda açık
ameliyat düşünülür. Bunun yanında mesane ile ilgili ameliyatlık bir durum varsa
açık ameliyat tercih edilmelidir. Prostatın büyüyen kısmı olduğu gibi çıkarılır.
Hastanede yatma süresi biraz daha fazladır.
2- Kapalı ameliyat: TUR aleti denilen bir alet ile
yapılır. Bu alet ışıklı düz bir borudan meydana gelir. Kesici ve gözleyici
kısımları vardır. İdrar dış deliğinden sokularak prostat dokusu ince dilimler
halinde kesilir ve yıkama ile bu parçalar dışarı alınır. 45 gram olan
prostatlarda uygulanmalıdır. Hastanın yatakta yatma süresi daha kısadır.
3- Balon ile genişletme: Balonlu bir sonda dış idrar
yolundan geçirilir ve prostatın olduğu yerde şişirilir. Deneme safhasındadır.
4- Lazer ameliyatı: Lazer ile prostatın yakılması esasına
dayanan bir metottur.
PROSTAT KANSERLERİ
Prostat kanserleri erkeklerde en sık görülen kanserlerdir.
Akciğer ve bağırsak kanserlerinden sonra 3 cü sıradadır.
Sebebi:
1- Sebebi çok defa belli değildir. Prostat kanserleri bir
yaşlılık hastalığıdır. 50 yaşın altında çok nadirdir. Genellikle 70 yaşından
sonra görülür ve yaş ilerledikçe sıklığı artar.
2- Hormonsal sebepler: Prostat kanserli hastalara kadınlık
hormonu verilirse kanserin gerilediği görülmüştür. Bu nedenle oluşumunda da
erkeklik hormonu etken olarak düşünülmektedir.
3- Hava kirliliği, fazla yağla beslenme, sebepler
olabilir.
4- Kronik - Müzmin prostat iltihaplarından sonra kanser
vakaları görülmüştür.
Yayılımı:
Direk olarak çevre dokulara yayılabilir. Bir diğer yayılma
yolu kan yoluyladır. Kanserli hücreler bu yol ile kısa zamanda Akciğere ve
kemiklere yayılır.
Beliritileri:
Erken devrede belirti vermediği için şikayetlere yol
açmaz. Belirtiler ancak idrar yolunu tıkadıktan sonra ortaya çıkar. İdrar
şikayetleri vardır. Zor idrar yapma, sık idrara çıkma, gece idrara kalkma
şikayetleri daima bulunur.
Ağrı kesiciler ile geçmeyen bel ağrıları olur.
Tetkikler:
1- Kan ve idrar tahlilleri yapılmakla beraber özel bir
belirti vermez.
2- Tümör Belirleyiciler: Bir çok maddenin kanda aranması
ile prostat kanseri teşhisi konmaya çalışılır. Asit fostataz, Prostatik
Asitfosfataz (PAP), Prostat Spesifik Antijeni (PSA) bunlardan bir kaçıdır. Bu
maddeler hem teşhis koyucu hem de tedavinin seyri hakkında bilgi verir.
3- Röntgen İncelemeleri: Düz ve ilaçlı böbrek filmleri bir
fikir verebilir. Kanserin kemiklere veya Akciğerlere yayılıp yayılmadığını
anlamak için kemik ve akciğer filmleri çekilir.
4- Ultrason ve Bilgisayarlı Tomografi: Hem prostat
kanserini gösterme hem de yayılma derecesini anlamada önem arz eder.
5- Prostattan parça alma: Prostat kanserinden
şüphelenildiği zaman gerek iğne ile gerekse başka bir yöntemle prostattan parça
alınıp patolojide incelenilir. Sonucun negatif çıkması kanser olmadığı anlamına
gelmez.
Tedavi:
Uygun tedavinin yapılabilmesi için tümörün durumu çok
önemlidir. Kanser prostat içinde mi yoksa etrafa yayılmış mı? Akciğer ve
kemikler gibi uzak yerlere sıçramış mı? Soruları önem kazanır.
1- Cerrahi Tedavi:
Açık ameliyat: Prostat dokusu ve çevre dokuları ve
organlar olduğu gibi çıkarılır.
2- Işın Tedavisi (Radyoterapi) : Dışarıdan belirli
derecelerde röntgen ışınları verilir. Böylece kanser hücreleri öldürülmeye
çalışılır. Diğer bir metotta ise radyoaktif maddeler prostat dokusu içerisine
yerleştirilerek kanser yayılımı önlenir.
3- Hormon Tedavisi: İleri devre prostat kanserlerinde
uygulanılır. Bu amaçla kadınlık hormonu olan östrojen verilir
4- Testislerin alınması: Erkeklik hormonu (Testestron) un
prostat kanseri oluşumunda direk etkisi vardır. Erkeklik hormonu da testislerden
salgılandığı için ameliyatla testisler alınır. Böylece prostat kanserini
alevlendiren erkeklik hormonu kaynağı kurutulmaya çalışılır
5- İlaç tedavisi: (Kemoterapi) Kanser tedavisinde
kullanılan ilaçlar prostat kanserinde de kullanılır. Başarı şansı % 48 dir.
|