DUYURU & HABERLER

»Hastanemiz Üroloji Polikliniği' nde Salı ve Perşembe Günleri Öğleden Sonra "Cinsel Saglık" Özel Polikliniği Çarşamba Günleri Öğleden Sonra "Çocuk Ürolojısi" Özel Poliklinik Hizmetleri Verilmektedir.

»Gece Çocuk Hastalıkları Uzmanımız Hafta İçi 18.00-24.00 Hafta Sonu 14.00-22.00 Saatleri Arasında Hasta Kabulüne Başlamıştır.

»Gece Kadın Doğum Uzmanımız Hasta Kabulüne Başlamıştır.

»18 Ekim Salı Gününden İtibaren Her Salı ve Perşembe Günü 12.00- 13.00 Saatleri Arasında Barış Tv Ekranlarındayız...

»Estetik ve Güzellik Merkezimiz Hizmete Başlamıştır. Detaylı bilgi için lütfen Tıklayınız

»Hastanemizde Gemi Adamı Olur Sağlık Raporu Aynı Gün İçerisinde Verilmektedir

»Op.Dr Selçuk GÜRKAYNAK Perşembe Günleri Saat 12 00- 16.00 Saatleri Arasında Hasta Kabulüne Başlamıştır.

»Cildiye Polikiliniğimz En Kısa Sürede Hizmete Başlayacaktır...

»Kardiyoloji Polikliniğimiz Hizmete Başlamıştır. Detaylı bilgi için lütfen bizi arayınız. 0212 627 10 80.

»Psikiyatri Polikliniğimiz SGK'lı Hasta Kabulüne Başlamıştır. Detaylı bilgi için lütfen bizi arayınız. 0212 627 10 80.

»İnfeksiyon Hastalıkları Polikliniğimiz Hizmete Başlamıştır.Detaylı bilgi için lütfen bizi arayınız. 0212 627 10 80.

»Yetişkin Yoğun Bakım Ünitemizde Diyaliz Hizmetimiz Başlamıştır.

»Ortopedi ve Travmatoloji polikliniğinde Topuk Dikeni ve Tenisçi,Golfçü Dirseği rahatsızlıkları tedavisinde, şok dalga yöntemiyle ameliyatsız çözüm sunan ESWT yöntemi uygulanmaktadır

» Çocuk Polikliğinde yenidoğan bebeklerin aşıları yapılmaktadır. Lütfen bilgi alınız

» Hastanemizde 40 yaş ve üzeri SGK' lı bayan hastalarımıza MAMOGRAFİ çekiminden fark ücreti alınmamaktadır...

» Bebek yoğun bakım ünitesi ile bebeğiniz güvenilir ellerde

TIBBİ BİRİMLERİMİZ
ACİL
BEYİN VE SİNİR CERRAHİ
ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI
DAHİLİYE
DERMATOLOJİ (CİLDİYE)
ENFEKSİYON HASTALIKLARI
DİŞ POLİKLİNİĞİ
DİYET VE BESLENME
ENDOSKOPİ
FİZİK TEDAVİ VE REHABİLİTASYON
GENEL CERRAHİ
GÖZ HASTALIKLARI
KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM
KARDİYOLOJİ
KULAK BURUN BOĞAZ
LABORATUVAR
ESTETİK VE GÜZELLİK MERKEZİ
NÖROLOJİ
ORTOPEDİ VE TRAVMATOLOJİ
PSİKİYATRİ
RADYOLOJİ
ÜROLOJİ

MEME LEZYONLARINDA TANI YÖNTEMLERİ

Memede tespit edilen lezyonlar ya fizik muayene ( ele gelen ) ile yada görüntüleme yöntemleriyle ( ele gelemeyen ) ortaya konurlar.

 

GÖRÜNTÜLEMEDE KULLANILAN YÖNTEMLER

 

1 – Tarama mamografisi

2 – Tanısal mamografi

3 – Ultrasonografi

 

4 – MR Mamografi

 

Tanısal Mamografi

 

Ne zaman Yapılmalıdır ?

 

A – Ele gelen kitlesi olan hastalarda lezyonun selim habis ayırıcı tanısında fizik muayene bulgularına ilave olarak hastanın yaşına göre iki taraflı mamografi ve ultrasonografi veya her ikisinden yararlanılır.

 

B – Radyolojik inceleme yapılmadan İAB veya biopsi ile kanser tespit edilen hastalarda kitlenin saptandığı memenin ve karşı memenin değerlendirilmesi için mamografi çekilmelidir.

 

C – Kitlenin multifokal – multisentrik olup olmadığının tespiti için mamografi gereklidir.

 

D – Meme başı akıntısı , çekinti gibi şikayetlerle başvuran hastalarda mamografi ve ultrasonografiden yararlanılır.

 

E – Meme kanseri nedeniyle meme koruyucu cerrahi veya modifiye radikal mastektomi                   

( MRM ) yapılan hastalarda takipler esnasında mamografi çekilir.

 

 

Mamografik Bulgular

 

Kitle

 

Düzenli sınırlı kitleler genellikle selim lezyonların özelliğidir.Bununla beraber 35 yaş üstünde görülen selim karakterli kitlelerde dikkatli olunmalıdır.Kitlenin lobülasyon göstermesi selim olduğunu düşünürken , bir alanda dahi sınırların düzensiz olması habaseti düşündürmelidir.Düzenli sınır göstermesine rağmen habis olan kitleler daha çok invaziv duktal , müsinöz ve medüller tip kanserlerdir.Düzensiz sınırlı ve dikensi uzantı gösteren kitlelerin habis olma yüzdesi oldukça yüksektir.Mamografi sırasında meme başı uygulanarak ( spot kompresyon yöntemi ) kitlenin sınırları daha iyi incelenir , çünkü bası yapılmadan normal parankim yapıları ile birlikte düzensiz sınır saptanabilir.Bu tip kitlelerin ayırıcı tanısında radial skar , travma sonrası yağ nekrozu gibi selim lezyonların olabileceği akılda tutulmalıdır.Dikensi uzantı gösteren kitleler , invaziv ductal carsinom için tipiktir , ayrıca lezyonda mikrokalsifikasyon da bulunabilir.Dikensi uzantılar sıklıkla kanserin çevre meme dokusunda oluşturduğu dezmoplastik reaksiyona bağlı olarak meydana gelir.

 

Mikrokalsifikasyonlar

 

Mamografilerde sık rastlanan bulgulardır.Çoğunlukla selim patolojiler aittirler.Bunlar arasında dejenere fibroadenom , yağ nekrozu , yağ kistleri , mikrokistik değişiklikler ( kalsiyum sütü ) , süt kanalı ve arter kalsifikasyonları sayılabilir.Habis özellik gösteren mikrokalsifikasyonlar ( komedo tip ) duktus şeklini alan çomak V,Y,Z harflerine benzeyenler , dallanma gösteren birbirinden farklı özellik ve büyüklükteki mikrokalsifikasyonlardır.Küme oluştururlar ve belli bölgede yerleşim gösterirler , nadiren tüm memeyi tutarlar.Bu tip mikrokalsifikasyonlarda biyopsi endikasyonu vardır , in situ veya invaziv komedo kanserler için tipik görüntüyü oluştururlar.Daha çok sklerozan adenozis ve in situ lobuler kanserde görülen selim karakterli mikrokalsifikasyonlar ( komedo olmayan ) tek düze , daire , daire ve oval şekilli , yaygın düşük yoğunluktadırlar ve küme oluşturmazlar.Teşhis için iğne biyopsisi , core biyopsi veya stereotaktik işaretleme biyopsisinden faydalanılır.

 

PARANKİMAL DEFORMİTE

 

Normal meme yapısının bozulması olarak tanımlanabilir. Normal parankimde trabeküler yapılar çevreden subareolar bölgeye doğru lineer olarak uzanırlar. Bu trabeküller normalde spikül tarzında görülebilirler, eşlik eden kitle bulunmaz, santrali radiolusenttir.Tubuler carsinom ve radial skar bu görüntüyü verebilir.Bu durumlarda Girişimsel yöntemlerle teşhise gidilmelidir.

 

Asimetrik Yoğunluk

 

Mamografide sık görülür, nadiren habaset bulgusudur.Memedeki asimetrik involüsyonun sonucunda oluşur.

 

Yeni Oluşan Yoğunluklar

 

Tarama amaçlı yıllık çekilen grafilerde ortaya çıkan yeni lezyonlardır , habaset açısından incelenmelidir.

 

Meme kanserinin ikincil bulguları

 

Komşu deride lokal kalınlaşma ve çekinti , cilt tutulumunu ve Cooper bağı boyunca tümör yayılımını gösterir.Merkezi yerleşimli tümörlerde mem başı çekilmesi ve areolar kalınlaşma görülebilir.Lenfatik kanalların tümör tarafından invazyonu sonucu memede yaygın ödem , parankimde genel yoğunluk artışı ve trabeküllerde kalınlaşma şeklinde bulgu verebilir , cilt lenfatikleri tutulursa ( US ) portakal kabuğu görüntüsü oluşur.Mamografide yoğun meme görüntüsü vardır , genellikle tek taraflıdır.

 

Ultrasonografi

 

Ne zaman yapılmalıdır ?

 

  1. Kitlenin solid mi kistik mi olduğunu ayırmada çok başarılıdır.( %96 – 100 ).Düzenli sınırlı kitlelerin kist olup olmadığının gösterilmesinde kullanılabilir.Düzenli sınırlı kitlelerde İAB ile kist aspire edilebilir kist sıvısı özellik göstermezse  ( kanlı değilse ) ve rezidüel kitle kalmazsa US yapmaya gerek yoktur.US kist duvarlarının incelenmesinde kullanılabilir.( papiller kistik carsinom ayırıcı tanısında ).US , düzgün sınırlı solid kitlelerin selim – habis ayırımında başarılı değildir , sadece fikir verebilir.Mamografide tespit edilen dikensi çıkıntıları olan kitlelerde X biyopsi endikasyonu olduğundan , başka odak aranmıyorsa  US’ye gerek yoktur.
  2. Yoğun fibroglandüler memelerde mamografide ortaya konamayan ele gelen kitlelerin görüntülenmesinde ve değerlendirilmesinde US önemli bir yöntemdir.Bununla birlikte US’in de %25 olguda yanılabileceği belirtilmektedir.
  3. Genç kadınların ( <35 yaş ) memesinin değerlendirilmesinde yoğun meme dokusu nedeniyle mamografi yeterli bilgi vermez, bu nedenle US tercih edilir.Muayenede kitle tespit edildiğinde ilk tercih edilmesi gereken yöntem US olmalıdır.( İlave habaset bulguları yoksa ) Ancak US hiçbir şikayeti olmayan kadınlarda tarama yöntemi olarak kullanılmamalıdır.
  4. Mamogarfi alanına sokulamayan göğüs duvarına yakın kitlelerin değerlendirilmesi US ile yapılabilir.
  5. Koltuk altındaki ganglionların metastatik olup olmadıkları US ile incelenebilir , Fizik muayeneye göre 2 kat başarılıdır.
  6. Mamografide tespit edilen kist , kitle gibi ele gelmeyen lezyonların teşhisine yönelik işlemlerde US rehberliğinde İAB , Core biyopsi ve işaretleme yapılabilir.
  7. Koruyucu meme cerrahisinden sonra radyoterapi gören yoğun memelerde ortaya çıkan kitle lezyonların değerlendirilmesinde US’den faydalanılabilir.

 

RENKLİ DOPPLER SONOGRAFİ

 

Memede tespit edilen kitlelerin selim – habis ayırımında doppler sonografi yoğun olarak kullanılmış ancak birbiriyle çelişen bir çok çalışma yayınlanmıştır.Ayrıca tanı , kitlelerin damarlanmasındaki değişiklik tespit edilerek yapılmaktadır.Ancak bu konuda kesin kriterler konulmadığı için rutin uygulamada kullanılmamaktadır.Bununla birlikte mamografi ve US ‘ye ilave olarak ayırıcı tanıda kullanılmasını önerenlerde mevcuttur.

 

MR MAMOGARFİ

 

Kitlelerin selim habis ayırımında meme koruyucu cerrahi sonrası oluşan kitlelerin granülasyon dokusu habis ayrımında ve özellikle meme koruyucu cerrahi yapılacak memelerde multifokal – multisentrik tümörlerin ortaya konulmasında MR mamografinin önemli yeri olduğu gösterilmiştir.Mikrokalsifikasyonların değerlendirilmesinde yardımcı olmaz , çünkü MR mamografi ile 2 – 3 mm lik tümörleri göstermek mümkün olduğundan ( aşırı induktal komponent ) veya DCİS gibi mikroskopik lezyonların değerlendirilmesinde rolü yoktur.

Bu gün için memenin değerlendirilmesinde tek başına kullanılabilecek , mamografinin yerini alabilecek bir yöntem değildir.Seçilmiş hastalarda kitlelerin selim habis ayırımında ve yoğun memede koruyucu cerrahi öncesi başka odakların araştırılmasında kullanılmaktadır.

 

ELE GELMEYEN LEZYONLARDA YAKLAŞIM ( MAMOGRAFİ VE ULTRASONOGRAFİ İLE TESPİT EDİLEN )

 

Elle muayenede tespit edilemeyen ancak görüntüleme yöntemleri ( mamografi veya ultrasonografi ) ile tespit edilen lezyonlara ele gelmeyen ( nonpalhapb ) lezyonlar adı verilir.bunlar selim veya habis özellikler taşıyan kitle , kist , mikrokalsifikasyon  , asimetrik yoğunluk artışı gibi lezyonlardır.Bu lezyonlardan mamografi veya ultrasonografi rehberliğinde iğne aspirasyon biyopsisi ( iab ) geniş iğne biyopsisi ( Core biyopsi , CB ) yapılabilir.Us ile gösterilmesi mümkün olmayan mikrokalsifikasyon ve kitlelerde sadece stereotaktik CB veya İAB yapılabilir.Amerika da CB çok tercih e dilirken , İAB batı Avrupa ve İskandinal ülkelerinde tercih edilmketedir.

 

İAB

 

Ele gelmeyen lezyonlardan ultrason veya stereotaktik yöntem rehberliğinde İAB yapılabilir.Daha çok kitle lezyonların değerlendirilmesinde kullanılır ; Mikrokalsifikasyonların İAB ile değerlendirilmesi sito-patolog açısından zorluk oluşturulabilir.Lezyonun in situ mu yoksa invaziv mi olduğu konusunda veya in situ mu , atipik hiperplazimi olduğunun değerlendirilmesi konusunda İAB ile yeterli bilgi edinilmesi oldukça güçtür.Lezyonlardan yeterli hücresel materyal elde etmek için aspirasyon işlemi değişik yönlerde çokça yapılmalıdır.Enjektör ve iğne ( 20 gauge ) içene negatif aspirasyon ile çekilen materyal bekletilmeden lam üzerine püskürtülür ve bir başka lam yardımıyla yayıldıktan sonra %95 lik alkol içinde 15 – 20 dk bekletilir ve boyanmak üzere sitopatoloğa gönderilir.Sitolojik tanı elde edilir.Patolog , sitoloji konusunda deneyimli olmalıdır.

Sonuçlar ;

1 – Yetersiz materyal

2 – Selim duktal hücreler

3 – Atipik hücreler

4 – Habis epitelyal hücreler olarak rapor edilir.

Tedaviyi üstelenen doktor fizik muayene ve görüntüleme yöntemlerinide dikkate alarak lezyonu takip mi edileceği yoksa cerrahi bir işlem mi yapılacağına karar verir.Habis ve atipik epitelyumyal hücre olarak rapor edilen lezyonlar biyopsi ile araştırılmalıdır.CB’ye göre daha ucuzdur ve daha çabuk netice alınır.

 

CORE BİYOPSİ

 

Geniş iğne içinde kesici ucu olan ( 14 – 16 gauge ) TRU – CUT iğnesi ile araştırılmak istenen lezyondan doku parçaları elde etmeyi ve böylece histolojik tanı konulmasına yönelik bir işlemdir.İn situ kanser , invaziv kanser ayrımı yapılabilir ( İAB de imkansızdır ) Patoloğun sitolojik tanıda olduğu gibi özel bir eğitime ihtiyacı yoktur.Ele gelemeyn lezyonların tanısında gerek ultrason ve gerekse sitereotaksi rehberliğinde kullanılabilir.

Sitereotaktik yöntem ; mamografide tespit edilen lezyonun , meme iki plak arasında tespit edildikten sonra orta hattan 15 derece her iki tarafa kayarak ( röntgen tübünün 30 derece kayması ile ) görüntülenmesidir.Buradan elde edilen bilgiler , bilgisayarda üç boyutlu hale getirilir ve koordinatlar tespit edilerek meme içindeki lezyona ulaşılır.Öncelikle mamografi ve ultrasonografi lezyonun özelliklerini ortaya koyar.Lezyonların görüntü özelliklerine göre yapılan sınıflamaya göre muhtemelen selim ( BİRAT III .derece ) olarak sınıflandırılanlarda ( Habaset riski %2 ‘den az ) sıklıkla lezyonun 6 ay sonra mamografi ile kontrolü yapılır.Stereotaktik  CB , orta ( BİRAT IV.derece ) ve multi lezyonların histolojik tanısının konulmasında kullanılır.CB sonucunun selim olarak bildirildiği hastalarda gereksiz açık biyopsi oranı azaltılabilir.Yanlış negatif sonuçları önlemek için lezyonların 6 ay sonra mamografi ile takibi yapılmalıdır.Böylece örnekleme hatası olmuşsa uzun zaman geçmeden tekrar görüntü elde edilir.Histolojik teşhisin yanı sıra CB’nin diğer bir avantajı da tek aşamalı ameliyat planı yapılmasına imkan vermesidir.Birden fazla lezyonun bulunduğu durumlarda da CB çok odaklılığı belirlemede kullanılabilir.Stereotaktik CB özellikle orta derecede şüpheli lezyonlarda ve yüksek oranda şüpheli mikrokalsifikasyonların histolojik tanısında kullanılmaktadır.US ile tespit edilemeyen bazı şüpheli solid lezyonlara da stereotaktik CB yapılabilir.Hedef , histolojik tanıyı koymaktır.Bazen görüntü ile biyopsi sonucu arasında uyumsuzluk olabilir , bu durumlarda lezyonun tümünü çıkarmak ve  tanıya gitmek gerekebilir.

Yaygın mikrokalsifikasyonda , çok küçük mikrokalsifikasyon odaklarında göğüs duvarına yakın ve yüzeysel lezyonlarda veya 40 – 60 dk süren bu olaya iyi uyum gösteremeyen hastalarda stereotaktik CB yapılmayabilir.Lezyonlara doğru teşhis koyma oranı %71’dir.( Açık biyopside %99 ) DCIS , atipik duktal hiperplazi veya lobuler hiperplazi olarak rapor edilen CP sonuçları cerrahi biyopsiyi gerektirir.CP ile DCIS tanısı konulanların %20 sinde invaziv karsinom çıkar , atipik hiperplazi tanısı konulduğunda ise lezyonların % 50 sinde DCIS veya invaziv kanserdir.

 

ELE GELEN LEZYONLARDA TANI YÖNTEMLERİ

 

Meme muayenesi esnasında tespit edilen lezyonlarda tanı için izlenecek 4 çeşit yöntem mevcuttur :

İAB

İnce iğne aspirasyon biyopsisi yukarıda tarif edildiği gibi yapılır.lezyon palpe edildiği için US veya stereotaksi rehberliğine ihtiyaç yoktur.Kitle 2 parmak arasında sıkıştırılarak aspirasyon işlemi gerçekleştirilir.Poliklinik muayenesi esnasında memesinde kitle tespit edilen , hiçbir tetkiki olmayan hastanın , ilk işlem olarak kitlesine İAB yapılması genel olarak tavsiye edilmemektedir.İAB esnasında oluşabilecek hematomun mamografi veya ultrasonografik bulguları bozmasından endişe edilir.Bunun ile birlikte tecrübeli ellerde İAB yapılmasının avantajları da vardır.

  1. Kistik bir kitlenin İAB ile aspirasyonu ve tedavisi sağlanabilir , bazı hastalar için ilave tetkik gerekmeyebilir.
  2. Tecrübeli ellerde hematom oluşması son derece nadirdir , radyolojik tetkikler hazırlanırken İAB sonucu alınır ve kitle hakkında bilgi sahibi olunabilir.
  3. İAB sonucuna göre hasta ile tedavi seçenekleri konuşulabilir.
  4. İAB ve görüntülemeler habs bir lezyonu işaret ediyorsa ameliyat esnasında zaman kaybına neden olan forozen section incelemesi yapılmayabilir.( Tümör bütünlüğünü bozmadan cerrahi girişim yapılabilir.) İAB nin deneyimli kliniklerde doğruluk oranı %95 – 100’dür.Son zamanlarda içinde alkol bulunan enjektöre yapılan aspirasyonla reseptör tayini yapılabilmektedir.

 

CORE BİYOPSİ ( Tru – Cut kesici iğne biyopsi )

 

Daha geniş iğne ve içindeki kesici şaftı yardımıyla kitleden doku parçası almaya yönelik işlemdir ; Histolojik tanı konulmasına yardımcı olur.Ele gelen kitlelerde rutin kullanılan bir işlem değildir , İAB ‘den daha invaziv bir işlemdir , lokal anestezi gerektirir , İAB ‘den olduğu gibi kitle içinde değişik yöntemlerde örnek almak için her defasında cilt dışına çıkıp içeriği boşaltmak ve tekrar aynı işlemi yapmak gerekir , hematom riski İAB’ye göre daha yüksektir.

EKSİZYONEL BİYOPSİ 

Memede tespit edilen lezyonun tümünün çıkarılmasıdır.Genellikle çok büyük olmayan kitlelerde hastanında tercihine bağlı olarak poliklinik şartlarında lokal anestezi ile yapılabilir.Daha çok , klinik değerlendirmede selim olduğu düşünülen ( genç hastalarda : fibroadenom ) kitlelerde tercih edilir.İnsizyon areola kenarına estetik kaygılarla yapılabilir.Periferik lezyonlarda üst kadranlarda areolaya paralel ( langerin  deri çizgilerine paralel ) , alt kadranlarda ise radial insizyon tercih edilir.Habis olduğu düşünülen kitlelerde genellikle ilk ferah edilen yöntem İAB olmakla beraber eksizyonel biyopsiyi tercih edenlerde vardır ; Bu görüşe göre ameliyat öncesi kitlenin özelliklerinin öğrenilmesi için eksizyonel biyopsi yapılmalı kitle parafin incelemede değerlendirilmeli ve gerkirse daha sonra yeniden eksiyon yapılmalı , koltuk altı disseksiyonu ilave edilmelidir.Kitle özellikleri uygun bulunmayanlarda ve kesi sınırı pozitif olanlarda mastektomi tercih edilir.Meme başından uzakta yer alan ve habis olduğu düşünülen kitlelerde areola insizyonunda kitleyi tünel oluşturarak çıkarmak , tümörün yayılımı açısından doğru değildir.Bu durumlarda insizyon tümörün cilde en yakın olduğu yerden yapılmalıdır.Biyopsi yaparken , kozmetik olarak kötü sonuç oluşturacak girişimlerden kaçınılmalıdır.Kliniğimizde kitlelerin değerlendirilmesi ( genç kadınlarda fibroadenom düşünülenler hariç ) İAB ile yapılmakta , şüpheli ve habis olduğu belirlenenlerde genel anestezi altında geniş tümör eksizyonu tek girişimde yapılmaktadır.Geniş tümör eksizyonu bir çeşit eksizyonel biyopsi olmakla birlikte tümör etrafındaki 1 – 2 cm lik normal meme dokusunuda içermektedir , kansere yönelik bir işlemdir , yeniden eksizyon yapmaya gerek kalmaz , tümör ve çevre bütünlüğü korunduğu için sınır incelemesi güvenle yapılabilir.

İNSİZYONEL BİYOPSİ

Memedeki büyük kitlelerden tanı amaçlı , cerrahi olarak doku parçası alınmasıdır.Genellikle lokal ileri olduğu düşünülen meme kanserlerinde ( tedavinin öncelikle Kemoterapi olduğu hastalar ) histopatolojik tanı ve reseptör tayini için örnek alınır, meme kanseri teşhisi konulduktan sonra neo – adjuvan sitotoksik tedavi planlanır.Cilt tutulumunun olduğu hastalarda kitle ile bir kitle üzerindeki ciltten de bir bölüm çıkarılarak cilt tutulumu ( T4 ) olup olmadığı incelenir.İnfalmatuar tip kanserlerde kitle oluşmadan cilt bulguları mevcuttur.Bu nedenle doğru teşhis için cilt ile beraber altındaki 1 – 2 cm derinliğinde meme dokusuda çıkarılmalı ve histopatolojik incelemeye gönderilmelidir.

Erken Tanı İçin Ne Yapmalıyım?

20 yaşından sonra        Her ay

20 yaş – 39 yaş1 - 3 yılda bir
40 yaşından sonra        Yılda bir

40 yaşından sonra        Yılda bir

Kendi Kendine Meme Muayenesi

20 yaşından itibaren her kadın, düzenli olarak her ay kendi kendine meme muayenesi yapmalıdır. Bu her ay sadece birkaç dakikanızı alır. Düzenli muayene  kendi meme dokunuzu tanımanızı ve oluşabilecek değişiklikleri kolayca fark etmenizi sağlar.

 

Ne Zaman Yapmalıyım?

·   Adet gören kadınlar; meme dokusunun daha yumuşak ve daha az hassas olduğu, adetin başlangıcından 5-7 gün sonra.

·   Adet olmayan kadınlar (gebelik, emzirme, menapoz) ise her ayın belirli günü (ayın 1., 3. günü gibi) .

·   Doğum kontrol hapı kullanan kadınlar; her yeni ilaç kutusuna başlamadan önceki gün yapılmalıdır.

Nasıl Yapmalıyım?

 

Kendi kendine meme muayenesinin 3 aşaması vardır:

1.Gözle değerlendirme

2.Ayakta elle değerlendirme

3.Yatarak elle değerlendirme

1. Gözle Değerlendirme

Belden yukarısı çıplak olarak ayakta, iyi bir ışık altında ayna karşısına geçin.

Kollar iki yanda sarkık ve gevşek olacak şekilde rahatlayın ve sırtınızın düz olmasına dikkat edin. Önden ve yandan heriki meme, meme başı, koltuk altları ve meme altı bölgesini dikkatlice inceleyin

 

Ellerinizi belinize göğüs kaslarınızın gerildiğini hissedinceye kadar kuvvetlice bastırın. Önden ve yandan heriki meme, meme başı, koltuk altları ve meme altı bölgesini dikkatlice inceleyin.

 

Ellerinizi başımızın arkasında kenetleyin ve başınızı öne doğru iterek kaslarınızın gerildiğini hissedin. Aynı bölgeleri dikkkatlice inceleyin.

Bu belirtilere dikkat

·   Memede veya koltukaltı bölgesinde şişlik,

·   Memelerde belirgin asimetri, büyüme, şeklinde değişiklik,

·   Meme cildinde çekinti,  portakal kabuğu görünümü, kızarıklık, yara,

·   Meme başlarında çökme, kabuklu lezyon, meme başı akıntısı,

·   Meme başının farklı yöne dönük olması,

·   Kolun dirsekten yukarı kısmında anormal şişlik.

2. Ayakta Elle Muayene

Meme muayenesi yapılacak taraftaki kolunuzu başınızın üstüne veya arkasına koyun. Elle muayenede elin işaret, orta ve yüzük parmaklarının iç yüzeylerini kullanın. Sağ meme için sol, sol meme için sağ elinizi kullanın.









 

Köprücük kemiğinin altından başlayarak, tüm meme bölgesini ve koltuk altı bölgesini muayene edin.

 

Elinizi kaldırmadan kaydırarak birbirine paralel dikey çizgiler çizerek   veya meme başında sonlanan oklar şeklinde  tüm memenizi muayene edin.

Meme cildine yakın, yüzeyel lezyonları hissetmek için önce hafif basınçla, daha derindeki lezyonlar için orta şiddette basınç ve en derindeki lezyonları hissetmek için daha fazla basınç uygulayın.

 

Koltukaltı bölgesini muayene edin.

Aynı muayeneleri diğer memenizde tekrarlayın.

3. Yatarak Elle Muayene

Düz bir zemin üzerine sırtüstü uzanın.

Muayene edeceğiniz taraftaki omuzaltına küçük bir yastık veya katlanmış bir havlu yerleştirin Aynı taraftaki kolunuzu başınızın üstüne koyun.

  

Diğer elinizin 3 orta parmağının yastık bölümleriyle dairesel hareketler çizerek ve baskı şiddetini hafiften kuvvetliye doğru artırarak muayeneye başlayın .

 

Kolunuzu yana koyun, diğer elinizle koltukaltı bölgesini muayene edin .

 

Düzenli doktor muayenesi

Hiçbir şikayetiniz olmasa dahi;

 

·   20-39 yaş arası 1 ile 3 yılda bir,

·   40 yaşından sonra her yıl

 

doktorunuza muayene olunuz.

 

Mamografi

Mamografi, düşük dozajlı x-ışını ile memenin detaylı görüntülenmesidir. Meme iki levha arasında sıkıştırılarak değişik pozisyonlarda görüntüler alınır. Sıklıkla yukardan aşağıya doğru (kraniokaudal-CC) ve yandan (mediolateral-MLO) mamografiler çekilir.

Mamografi herhangi bir belirti ve şikayeti olmayan kadınlarda meme kanserinin erken teşhisi için
(tarama mamografisi) veya memede kitle, ağrı, meme başı akıntısı gibi semptomları olan kadınlarda tanı koymak için (tanısal mamografi) yapılır.

 

Ne sıklıkla mamografi yaptırmalıyım?

Tarama mamografisi meme kanseri için risk faktörü ve hiçbir şikayeti olmayan kadınlarda 40 yaşından sonra yılda bir önerilmektedir. Mamografide meme kanseri, elle hissedilir hale gelmeden çok daha küçükken saptanabilir. Düzenli tarama mamografisi yapılanlarda meme kanserinden ölüm oranı % 33 azalmaktadır.

 

Daha genç yaşta mamografi çektirmeli miyim?

35 ile 40 yaş arası ilk mamografi çekilmelidir. 35 yaşından daha genç olan kadınlarda bir yandan meme dokusunun yoğun olması nedeniyle görüntülemenin zor olması, öte yandan meme kanseri görülme olasılığının oldukça düşük olması nedeniyle bu yaş, grubundaki kadınlara rutin mamografi önerilmez. Genç bayanlarda meme dokusundaki sorunlar genellikle meme muayenesi ve meme ultrasonografisiyle aydınlatılır.

 

Mamografinin yan etkisi var mı?

Mamografi çekilirken uygulanan x-ışını dozu, akciğer filminde uygulanan ışın dozunun sadece 4 katıdır. Bu miktarın meme dokusuna ve vücuda herhangi bir zararı yoktur. Mamografiyi güvenle çektirebilirsiniz.

40 yaşından sonra her yıl mamografi çektirmeyi

UNUTMAYIN

Ameliyathane | Anlaşmalı Kurumlar | Sağlık Köşesi | Hastane Tanıtım | Hasta Haklari  | İnsan Kaynakları | Hakkımızda | İletişim