Andropoz ifadesi
latincedeki erkekliğin sonu anlamına gelen ando ve pause kelimelerinden meydana
gelmektedir. Kadınlarda 40 yaşından sonra görülen menopoza benzer bir
rahatsızlıktır.
Burada örnek bir
hastanın şikayetlerini okuyarak hastalık hakkında bilgi sahibi olalım.
63 yaşında erkek hasta. Her zaman sabah erkenden kalkıp, kahvaltıyı hazırlarken,
artık uyanmakta zorlanmaya başlıyor. Sanki yatak mıknatıs gibi onu çekmekte.
Hani 1 saat daha uyusa, işi mi bozulacak? Aslında düzenli bir uykusu da
kalmamış. Bazen saatlerce uykuya dalamayıp, yatakta dönüyor. Dolayısıyla
alamadığı yeterli uykusunu, sabah geç kalkarak telafi etmeye çalışıyor.
Kalktığında ise taze meyve suyu yerine, iyi demlenmiş bir bardak çayı içmek ağır
basıyor.
Eskiden olduğu gibi ailesiyle şakalaşma isteği de gittikçe azalmış. Sabah
alışkanlıkları bir keyif olmaktan ziyade, rutin iş haline dönüşmüş. Her şeyi
daha yavaştan alır hale gelmiş. Eşini öperek uyandıran adam gitmiş, yerine asık
suratla yataktan kalkıp, hızla tıraşını olan, bir önceki günün ağırlığını
üzerinden atamamış “yaşlı” bir adam gelmiş. Zaten her gün tıraş olması da
gerekmiyor, o gün olduğu tıraşı ona birkaç gün yetmekte. Aynaya baktığında
göbeğinin arttığını fark edip, ne kadar şişmanlamış olduğundan hayıflanıyor.
Eski gücünün de kalmadığının bilincinde. Çünkü önceden marketten dönüşte bütün
torbaları tek başına taşıyabilirken, şimdi bir başkasının yardımına ihtiyaç
duymakta. Bir koşuda üç katı da çıkıp evine giderken, dizlerinin ağrısı artık
buna engel oluyor. Ruhsal yönden de belirgin çöküntü yaşamakta. En ufak bir
gürültü O’nu çileden çıkarmakta. Değil torunlarıyla oynamak, etrafında
koşuşmalarından bile rahatsız olmakta. Hatta onları kolaylıkla azarlayabilmekte
bile.
Arkadaşlarının “huysuz ihtiyar” diye çağırmalarından da hiç hoşlanmıyor. Ara
sıra pikniğe gitmeleri için ailesini teşvik ederken, piknik telaşı gözünde
büyüyordu. Bunun yerine, evdeki köşesine çekilip kahvesini yudumlamak çok daha
cazip görünmekte. Akraba ilişkileri, eş dost ziyaretleri zaten karısı tarafından
gayet güzel yürütülmekte. Hayat mücadele etmeye değmezdi, ne de olsa yolun sonu
yaklaştı. Biraz da öbür dünyayı düşünmeye başlamalı. Zaten neden yaşıyoruz ki?
Gençliğinde yaptığı çılgınlıkları düşünüp, hayret ediyordu. Nasıl da arabayla
Avrupa seyahati yapmışlardı? Bir günde bütün Roma’yı yürüyerek dolaşmak şimdi
hiç de akılcı gelmiyordu. Hayat boş ve sıkıcı. Hatta yorucu. Fazla hareket
sağlığına zararlı olabilir. Acaba tansiyonum mu yükseldi? Tansiyon aleti nerede?
Cinsel yaşamı iyiden iyiye kötüleşmişti. Aslında esas sıkıntısı buydu ama
söyleyememişti. Önceden hiç olmazsa ayda bir kez de olsa eşi ile birlikte
olurken, şimdilerde buna bile bahane bulması gerekiyordu. Neyse ki, karşı
tarafın da ilgisi azalmıştı da, fazla bir sorun çıkmıyordu. Ama nerede o gençlik
günleri! Fırsat yaratmak için eşiyle çabalamaları aklına geldikçe, morali
bozulmuyor değil de. Bu yaştan sonra bunu gündeme getirip, tedavi arayışı içine
girmeyi ise kendine hiç yakıştıramıyordu.
Önceleri kitap okumak çok ilgisini çekerdi. Oysa şimdi aklını verip de okuduğunu
anlamakta oldukça zorlanmakta. Bir filmi bile baştan sona seyretmek adeta
ızdırap halini almış. Seyretse bile, daha sonra hatırlamakta güçlük çekiyor. En
kötüsü ise, unutkanlık. Alzheimer hastalığını duymuştu ama hiçbir zaman
kendisine yakıştırmamıştı. Acaba şimdi bu dert kendi başına da mı geldi? En
iyisi bir doktora gitmek. Bariz bir fayda görmeyeceğinden emindi, ama çevresinin
baskısına dayanamayıp, sonunda doktora gider.
Evet : İleri yaşta olup da böyle yakınmalarla gelen bir erkekte Andropoz,
ya da daha doğru ifadeyle geç başlayan
erkeklik hormonu eksikliği
söz konusudur. Cinsel fonksiyonlarda önemli değişikliklerle birlikte pek çok
organın çalışmasını etkileyerek, hayat kalitesinde anlamlı bozulmalara yol açar.
Cinsel yetersizlikten yakınan erkeklerde, aynı zamanda kan şekeri ölçümleri
yapılarak şeker hastalığı olup olmadığı da kontrol edilmelidir. Gerçekten de
iktidarsızlık ve cinsel arzu eksikliği, şeker hastaları arasında dört kat daha
sık görülür. Bunlarda ayrıca kan yağları ve kolesterol değerleri de
ölçülmelidir.
Yukarıdaki yakınmalarla gelen bir erkekte, kanda testosteron hormonu da düşük
bulunmuşsa, tedaviye başlanılabilir. Eğer sakıncalı bir durum yoksa hormon
tedavisine başlanılmasında erkeğin hangi yaşta olduğu önemli değildir.
Tedavide kullanılan ilaçlar ağızdan alınabilir, cilt üzerine sürülerek de tatbik
edilebilir ya da enjeksiyon şeklinde uygulanabilir.
Yeterli bir tedaviyle yorgunluk, depresyon ve uyku bozuklukları üzerinde hızlı
bir düzelme sağlanır. Ruh hali düzelir, tedavi hastanın kendini daha iyi
hissetmesini sağlar.
Yaşlı erkeklerde androjen tedavisi yapılmasının cinsel arzu ve iktidarsızlığın
düzelmesinde önemli olumlu etkileri vardır. İktidarsızlık tedavisinde ayrıca
penis içine yerleştirilecek protezler günümüzde oldukça yaygın olarak
kullanılmaktadır. Diğer tedavi seçenekleri arasında penise ilaç enjeksiyonları
da mevcuttur.
Sonuç olarak, yukarıda dinlediğimiz hastamız kontrollü testosteron tedavisine
alınmış olup, tedavisi halen başarıyla sürmektedir. Kendisini daha iyi
hissettiğini, destek tedavileri ile de mutlu bir seks hayatına kavuştuğunu ifade
etmektedir.
Op. Dr. İbrahim ÇİMEN
Üroloji Uzmanı
|